“Bursasporlu olunmaz, Bursasporlu doğulur!” cümlesinin altını dolduran, stadyumları birer kale gibi savunan ve Türkiye tribün kültürünün mihenk taşı olan bir gruptan bahsediyoruz: Teksas. Sadece bir taraftar grubu değil, Bursa şehrinin hırçın ruhunun, sadakatinin ve vazgeçilmez tutkusunun ete kemiğe bürünmüş halidir Teksas. Bugün yeşil-beyazlı formanın her yerde yankılanan sesi olan bu efsanevi grubun kökleri, bir sevda hikayesiyle filizlendi. Peki, stadyumların tozunu birbirine katan, rakiplerin korkulu rüyası haline gelen Teksas nasıl doğdu?
Bursaspor’un 1963 yılındaki kuruluşundan kısa bir süre sonra, Bursa tribünleri de kendine has bir kimlik arayışına girdi. 1960’lı yılların sonu ve 70’li yılların başında, o dönem Bursa’nın en hareketli, genç ve gözü pek kesiminin toplandığı yer olan meşhur “Teksas” sineması ve o bölgedeki arkadaşlıklar, tribün ruhunun temelini attı. Sinemadan çıkan gençlerin Bursaspor maçlarına akın etmesi ve tribünde gösterdikleri o kendine has coşku, taraftarların kendi aralarında “İşte Teksaslılar geliyor” demesine yol açtı.
Teksas ismi, o dönemdeki kovboy filmlerinin etkisinden ziyade, grubun sergilediği “korkusuz” ve “mücadeleci” ruhun bir sembolüydü. Tribüne girdikleri andan itibaren 90 dakika susmayan, takımı için gerekirse yağmurda gerekse çamurda göğsünü siper eden o ilk çekirdek kadro, kısa sürede Bursa’nın bir simgesi haline geldi.
Teksas, sadece tezahürat yapan bir grup değil, Türk futbol tarihinde tribün kültürünün profesyonelleşmesinde ve yaygınlaşmasında öncü rol oynadı. Koreografileri, besteleri ve deplasman organizasyonlarıyla Teksas, Türkiye genelindeki diğer gruplar için de bir okul niteliği taşıdı.
Teksas’ın gücü, hiçbir zaman sadece sayılarından gelmedi. Grubun asıl gücü, Bursa’nın sanayi şehri kimliğini yansıtan o çalışkan, cefakâr ve “asla vazgeçmeyen” taraftar profilindeydi. Şampiyonluklar yaşandığında sevinci de, zor günlerde kulübün borçları veya lig düşme sıkıntıları yaşandığında kederi de ilk onlar sahiplendi. Bursaspor’un yanında duran bu kalkan, kulübün en büyük sigortası oldu.
Bursaspor’un 2010 yılındaki tarihi şampiyonluğunda Teksas’ın katkısı yadsınamaz bir gerçektir. Sahadaki 11 futbolcu kadar, tribündeki o tek yürek olmuş binlerin etkisi şampiyonlukta belirleyici oldu. Bugün Teksas dendiğinde akla sadece bir tribün grubu değil; Bursa şehrinin vicdanı, sesi ve renklerine olan koşulsuz bağlılığı gelmektedir.
Bugün tribünlerin en önünde, bayrağı taşıyan genç taraftarlar, bu kültürü 1970’lerin ruhundan devraldı. Teksas, sadece bir geçmişin yansıması değil, geleceğin de garantisidir. Her maç günü stadyumun o yeşil-beyaz ışıkları altında yankılanan “Teksas!” sesleri, Bursa’nın kalbinin atmaya devam ettiğinin en büyük kanıtıdır.
Tribünlerin sesi olan, haksızlığa karşı duran ve Bursaspor’un her daim yanında olan Teksas, sadece Bursaspor tarihinin değil, Türk futbol tarihinin en önemli efsanelerinden biri olarak kalmaya devam edecektir.